GÜL BABA
TÜRBesi

Gül Baba, bir Bektaşi dervişi olarak tanınmaktadır. Fatih Sultan Mehmed döneminde, Avrupa seferlerine katılarak Osmanlı ordusuna eşlik etmiştir. Adındaki “gül” kelimesinin anlamı, Allah’a derinden bağlı olduğunu, gönlünün marifete ve irfana açıldığını gösteren bir tür manevi rütbedir.

Gül Baba, Budin’e Kanuni Sultan Süleyman ile birlikte 1541 yılında gelmiştir. Efsanelere göre, şehrin fethinin onuruna organize edilmiş olan şükran gününde, 2 Eylül 1541 tarihinde vefat etmiştir. Kanuni Sultan Süleyman cenazesine katılmış ve Budin’in koruyucusu olarak Gül Baba’yı ilan etmiştir. 1543-1548 yılları arasında Gül Baba Türbesi 3. Budin Beylerbeyi olan Yahya Paşazade Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir.

.

1686 yılında, Budin’in ikinci kuşatması sırasında Habsburg ordusu türbeyi tahrip etmemiş ve daha sonra Cizvit rahipleri tarafından bir Katolik kilisesine dönüştürülmüştür. 1885 yılında, Osmanlı hükümeti türbeyi ve çevresini restore etmek üzere Macar mimar János Wágner’i görevlendirdi. János Wágner, kendi konutunun da bulunduğu türbe alanının etrafına payandalı bir duvar inşa etti. 1914 yılında restorasyonu tamamlanan türbe, Macar ulusal anıt eseri olarak ilan edildi.

20. yüzyılda türbe ve etrafındaki alan, birçok tadilat ve restorasyon geçirmiştir. Yeni bin yıl için (2000), geçen on yıllar boyunca ihmal edilen türbe alanının tamamen restore edilmesi gerekiyordu, bu yüzden mekan birkaç yıl boyunca ziyaretçilere kapatılmak zorunda kaldı.

İki ülkenin kültür yollarının kesişmesi, Osmanlı döneminden daha eski bir süreyi kapsamaktadır. Bu süre, genel kanının aksine daha uzundur, yaklaşık olarak 400 yıllık komşuluk evresini kapsamaktadır. Komşuluğun ortak döneminin kapsamına; tarihsel, dilbilimsel ve arkeolojik gelenekleri, hatta koku ve lezzet dünyasını bile eklemek gerekir. İki halkın mutfağının yanı sıra geleneksel halk kıyafetleri ve halk müziği, Osmanlı döneminden daha eski bir zamanı kapsayan benzerlikler göstermektedir.

X